Medikal Medya

Sağlıkla Medyanın Buluştuğu Nokta

Kan, evrensel ve hiç bitmeyecek bir ihtiyaç!

Kan, evrensel ve hiç bitmeyecek bir ihtiyaç!

İZMİR (Ege Ajans)- Koronavirüs ile mücadele kapsamında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önemli bir misyon üstlendi. Türkiye’de koronavirüs salgını ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ciddi tedbirler alınarak başarılı bir şekilde uygulanırken bölgenin en kapsamlı hastanesine sahip olan Ege Üniversitesinde de Rektör Prof. Dr. Necdet Budak öncülüğünde hem tıbbi hem de hastalığın önlenmesi ve tedavisine yönelik Ar-Ge çalışmalar yapılmaya başlandı. Bir yandan tanı konulan ya da şüpheli görülen vakaların tedavi ve kontrolleri büyük bir hassasiyetle yapılırken diğer yandan da Ege Üniversitesinin diğer birimleri gibi “Süreli Bölge Kan Merkezi” de hastaların kan ihtiyaçlarını karşılamak için 7/24 kesintisiz hizmet verdi.  Kan bağışı konusunda toplumda farkındalık oluşturmak, kan bağışı bilincini artırmak amacıyla her yıl 14 Haziran tüm dünyada “Dünya Kan Bağışçıları Günü” olarak kutlanıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ve kan bağışı arasındaki ilişkiyi değerlendiren Ege Üniversitesi Süreli Bölge Kan Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yeşim Aydınok, “Ege Üniversitesi yönetiminin zamanında ve yerinde desteği, Kan Merkezi çalışanlarımızın özverisi, kan gereksinimi olan hastalarımızın bizlere inancı, işbirliği ve toplumumuzun güven ve duyarlılığı ile bu zorlu sınavı geride bıraktığımızı umalım. Ancak kan bağışçılarımıza olan ihtiyacımız bakidir” dedi.

Modern teknoloji hangi olanakları sunmuş olursa olsun, ihtiyaç doğduğunda bir yaşamı kurtarabilmenin tek yolun, tek kaynağın insan olduğunu, kanın zamanında, yeterli miktarda ve güvenle verebilmenin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydınok, “Ege Üniversitesi Süreli Bölge Kan Merkezi sloganı ‘Kan Bağışı Can Bağışı’dır. 14 Haziran, bunu sağlayan kan bağışçılarımıza, onların bağışlarıyla yaşama dönen veya kaliteli bir yaşama kavuşan tüm hastalarımız adına şükranlarımızı sunma günüdür” dedi.

Prof. Dr. Aydınok, kan güvenliği konusunun önemine değinerek, “Modern tıp uygulamaları ile kan güvenliğinin artmış olmasına rağmen, Dünya Sağlık Örgütünün, 2019 Dünya Kan Bağışçısı Günü için teması ‘Herkes İçin Güvenli Kan’ idi. Çünkü halen Afrika ve Güney Asya ülkelerinde güvenli kana ulaşma sorunu yaşanmaktadır. Ülkemizin de içinde olduğu modern toplumların sorunu ise kan bağışçısı olma farkındalığının eksikliğidir. Gönüllü kan bağışçısı yetersizliği herkese, zamanında ve yeterli kanın sağlanabilmesi önünde engeldir.  Oysa kendini sağlıklı hisseden 18-60 yaş tüm kadın ve erkekler yılda 3 veya 4 kez kan bağışlayabilir. Bunun için yarım saatlerini ayırmaları yeterlidir” diye konuştu.

“Toplumsal dayanışma ile el verebilmek önemli ”

Covid-19 salgını ve kan bağışı sürecini değerlendiren Prof. Dr. Aydınok, “2020 yılı başından itibaren Covid-19 pandemisi insan sağlığı üzerinden tüm dünyayı bir kaosa sürüklerken, Covid-19’dan etkilenen diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de kan stokları eridi. Toplumsal yaşam tek çarenin korunmak olduğu, çok bulaşıcı bir hastalık nedeniyle durma noktasına geldi. Verilen mesaj ‘Evde Kal’ idi. İnsanımız haliyle hastaneleri bulaşıcı hastalık için en riskli alanlar olarak görüyordu. Sokağa çıkma kısıtlamaları serbest hareket etmeyi sınırlıyordu. Oysa kanamalı gebelerin, yoğun bakımlarda bebeklerin, lösemi ve kanser hastalarının yaşam mücadeleleri, acil operasyonların yapılabilmesi, düzenli kan almak zorunda olan Akdeniz Anemili hastaların yaşam kaliteleri, zamanında ve yeterli kanın sağlanabilmesine bağlıydı. Bu hastalar için Covid-19  gibi bir hastalık stresine bir de tedavilerinin aksayabileceği kaygısı eklenmişti. Toplumsal dayanışma ile onlara el verebilmek önemliydi” dedi.

“EÜ Covid-19 sürecinde Kan Merkezini güvenli alan olarak korudu”

Pandemi sürecinde, Ege Üniversitesi Kan Merkezinin düzenlediği Covid-19 organizasyonu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aydınok, “Ege Üniversitesi Kan Merkezi güvenli alan olarak korundu. Fiziksel mesafenin korunması için ek hizmet alanı açıldı, teknik eleman ve hekim görevlendirmeleri ile kadromuz genişletildi. Covid-19 için aldığı bağışçı güvenliği önlemlerini gösteren fotoğraf ve kısa videolar hazırladık. Bu görselleri, bağışa davet bildirilerimizle, sosyal platformlarda, kan bağış organizasyonlarıyla ve bağışçılarımızla paylaştık. Düzenli veya sık kan almak zorunda olan hastalarımız ile ayrı iletişim ve çözüm platformları kurduk. Ramazan ayının başlaması ile birlikte, gece saat 24:00’e kadar kan bağışı almayı sürdürdük.

Covid-19 hastalığını geçirmiş ve sağlığına kavuşmuş kişilerin kanlarının ‘plazma’ olarak adlandırılan sıvı kısmı, hastalığa karşı koruyucu ‘antikor’ dediğimiz proteinler bulundurur. Özel bir cihaz ile kanın sadece plazma bölümü toplanabilmektedir. Hastanemizde tedavi görerek iyileşen hastalarımızı da, bu hastalığı şiddetli geçirmekte alan ve yoğun bakımlarımızda tedavi gören hastalarımıza plazma bağışında bulunmaları için davet ettik. Davet ettiğimiz ve bir kısmı kendisi de hastalığı şiddetli geçirmiş hastalarımız, hiç tereddüt etmeden hem de birden çok kez plazma bağışında bulundular. Hastalarımızın  gösterdikleri duyarlılık bizleri çok etkiledi” diye konuştu.

Prof. Dr. Aydınok, kan bağışlama bilincinin gelişmesi ve kan bağışı konusunda farkındalık yaratmanın önemli olduğunu belirterek, “Ege Üniversitesi yönetiminin zamanında ve yerinde desteği, Kan Merkezi çalışanlarımızın özverisi, kan gereksinimi olan hastalarımızın bizlere inancı, işbirliği ve toplumumuzun güven ve duyarlılığı ile bu zorlu sınavı geride bıraktığımızı umalım. Ancak kan bağışçılarımıza olan ihtiyacımız bakidir. Dünya Kan Bağışçısı günü, kan bağışı için toplumsal farkındalığımızda ileriye bir adım olsun dileriz. Kanın evrensel ve hiç bitmeyecek bir ihtiyaç olduğunu, sadece duyduğumuz kan anonsu ile sınırlı olmadığını ve hatta o anonsun bir çaresizliğin çığlığı olduğunu unutmayalım. Kan bağışlayalım” çağrısında bulundu.

admin

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Read also x